Ortalama Kâr Haddi esasının 1963 yılı uygulanması ile ilgili tamamlayıcı açıklamalar : Çeşitli genel tebliğlerde açıklandığı gibi, ortalama kâr haddi esasına tabi mükelleflerin 1963 takvim yılından mütevellit kazançlarına 1963 yılı için takdir edilmiş bulunan ortalama kâr hadleri uygulanacaktır. Bu haddin tatbiki suretiyle bulunan gayrisâfi kazanç, mükelleflerin beyannamelerinde göstermiş oldukları gayrisâfi kazançla karşılaştırılacak; arada 1000 liradan fazla bir fark görüldüğü takdirde bunun neden ileri geldiği mükelleflerden sorularak; verilen izahat yeterli ve tatmin edici görülmezse mezkûr fark üzerinden ikmâlen ve cezasız vergi tarhedilecek; aradaki fark 1000 liradan aşağı olur veya 1000 liradan fazla olmakla beraber, mükelleflerin izahları kabule şayan bulunursa vergi tarhı cihetine gidilmeyecektir.
Bakanlığa vaki müracaatlardan, ortalama kâr haddi esasının uygulanmasında, özellikle, mükelleflerden izahat talebi ve bu talebi müteakip yapılması gerekli işlemlerde tereddüde düşüldüğü anlaşıldığından, bu hususların daha etraflı şekilde açıklanmasına lüzum hasıl olmuştur:
1.Mükelleflerden izahat istenilmesi :
Haklarında ortalama kâr haddi esası uygulanacak olan mükelleflerden, şekli Bakanlıkça tespit edilmiş bulunan formül dahilinde lüzumlu bilgiler istenilir.
Bu bilgiler arasında, mükelleflerin beyannamelerinde gösterdikleri gayrisâfi kazançlarıyla ortalama kâr haddi esasına göre bulunan gayrisâfi kazançların tutarları, bunlar arasındaki fark, bu fazlalığın uygun olup olmadığı, uygun değilse, beyandaki düşüklüğün neden ileri geldiği hususları mevcuttur.
Cevap süresi :
Mükellefler, kendilerinden istenilen hususları en az 15 gün içinde izah edeceklerdir. Alınan haberlerden, vergi dairelerince mehlin genellikle 15 gün olarak tâyin edildiği öğrenildiğinden, bunun 2 aya çıkarılması 19/10//1964 gün ve 2157-20/36956 sayılı yazı ile tamim olunmuştur. Bu süre zarfında cevap verenler kendilerinden istenilen izahları zamanında yapmış sayılacaklar; süreyi geçirenler hakkında ise ortalama kâr haddi esasının uygulanmasına geçilecektir.
İzahın şekli :
Mükellefler, kazançlarındaki düşüklüğün nedenlerini yazılı olarak vergi dairelerine bildirecekler ve dilerlerse, lüzumlu gördükleri belgeleri yazılarına ekliyeceklerdir.
İzahatın incelenmesi :
Vergi dairelerine gelmiş olan izahlar ve belgeler, mükelleflerin dosyalarına konulacak ve bu dosyalar, onları incelemeye yetkili komisyonlara tevdi olunacaktır.
Komisyon, illerde vergi dairesi müdürü, yoksa gelir müdürü, ilçelerde varsa müstakil vergi dairesi müdürü, vergi dairesi olmayan yerlerde malmüdürü, bunların mazeretleri halinde tevkil edecekleri zatın başkanlığı altında vergi dairesinin ilgili memuru ile mahallî ticaret odalarınca, olmayan yerlerde belediyelerce üç yıl için seçilmiş bir üyeden terekküp eder.
Komisyonlar, mükelleflerin izahlarını ve bu izahları sağlamak maksadiyle ibraz edilen belgeleri inceledikten sonra, bunları tamamen ve kısmen kabul veya red edebilirler. Her iki halde inceleme sonuçları komisyonca karara bağlanır ve bu karar üyeler tarafından imzalanarak bir nüshası mükellef dosyasına konulur.
İzahların özel komisyonlarca kabule şayan görülmesi :
Mükelleflerin gösterdikleri gayrisâfi kazanç ile ortalama kâr haddi esasının uygulanması suretiyle bulunan gayrisâfi kazanç arasındaki fazlalığın neden ileri geldiği hakkında verilmiş olan izahlar bunları inceleme ile görevli özel komisyonca yeterli ve tatmin edici görülürse, mükelleflerin beyana dayanan vergileri üzerinde bir düzeltme ve değişiklik yapılmaz; sadece izahın aynen kabul edildiği mükelleflere duyurulmakla yetinilir.
Komisyonlarca kabule şayan görülebilecek düşüklük sebepleri :
Mükelleflerce, beyanlarındaki düşüklüğün izahı maksadiyle verilen cevapların ve ibraz olunan belgelerin hangi halde kabul edilip hangi halde reddedileceği hususunun kesin olarak, önceden tâyini güçtür. Red veya kabulün, düşüklüğü doğuran hadisenin mahiyetine, faaliyetin yapılış tarzına ve mükelleflerin iş ve çalışma imkân ve durumlarına göre incelenip değerlendirilmesi lâzımdır.
Bununla beraber, düşüklük sebeplerinin açık ve seçik olarak bilindiği hallerde mükelleflerden tamamlayıcı izahat istenilmesine lüzum görülmeyeceği gibi izahın muteber belgelere dayandırıldığı hallerde de başkaca tetkik ve tahkika ihtiyaç gösterilmeden beyanın olduğu gibi kabul edilmesi gerekir.
Konunun iyice anlaşılabilmesi için aşağıda bazı misaller verilmiştir :
- Tekele tabi maddeler (ispirto, ispirtolu içkiler, tütün, çay) ile damga pulu, millî piyango bileti, akaryakıt (motorin, gazyağı, benzin) şeker, kibrit, kahve gibi maddelerin kâr hadleri ilgili resmi mâkam ve mercilerce; beldenin bir kısım zaruri ihtiyaçlarına (ekmek, et gibi) ait azami satış fiatları da belediyelerce tâyin ve tahdit olunmaktadır.
Bu türlü malların satışı ile uğraşanlar için ortalama kâr haddi cetvellerinde daha üstün kâr nispeti tanınmış olsa dahi, özel komisyonun kâr ve fiat sınırlandırılmalarını gözönünde bulundurarak, sözü edilen maddelerin satış hasılâtına ortalama kâr hadlerini değil, kendilerine mahsus kâr hadlerini uygulamaları; şayet bu kâr hadleri ortalama kâr haddinden daha yüksek ise bu takdirde de ortalama kâr haddinin tatbiki yoluna gitmeleri gerekir.
- Kamu idare ve müesseselerine ve bunlara bağlı teşekküllere karşı mal teslimini taahhüt etmiş olan mükelleflerin bu işlerden sağladıkları kazanç, ortalama kâr hadlerine göre tespit edilen gayrisâfi kazancın altında ise düşüklük sebebi izah edilmiş sayılmalıdır.
Rekabetin etkisi ile ticarî emtiada veya taşıma işlerinde mal ve hizmetin benzerlerinden daha düşük fiatla satıldığı veya ifa edildiği iddia olunduğu hallerde bu iddialar, fatura ve diğer belgelerle tevsik olunduğu takdirde, kabul edilmelidir.
- Ticarî faaliyetlerin çeşitli sebeplerle bir takvim yılından az bir süreye inhisar ettiği ve bu yüzden kazançta düşüklük husule geldiğinin iddia olunması halinde, bu iddia, tevsik edilmek kaydiyle, nazara alınmak lâzım gelir.
Taşıma işlerinde faaliyetin bir takvim yılından daha az bir müddetle devam etmesi halinde işletme giderleri arasında yer alan amortismanın çalışılan süreye göre hesaplanarak, giderler arasına sadece bu suretle bulunan miktarın katılması icabeder.
Emtia üzerine iş yapanlarda kazanç tespit edilirken fire ve malın miattan düşmesi, gibi hususlara müteveccih olarak mükelleflerce yapılan izahların gözden uzak tutulmaması lâzımdır.
- Öz sermayesinden ziyade millî bankaların kendisine açtığı krediler ile iş gören ve bu sebeple faiz ödeyen ve borçlarını zamanında tediye maksadiyle mallarını benzerlerine nazaran daha düşük fiatla satan ve bu halleri özel komisyonca bilinen veya izahat sırasında dermeyan ve tevsik olunan mükelleflerin bu durumları nazara alınmalıdır.
- İstirahat ve eğlence yerleri işletenlerde "Ortalama Kâr Hadlerinin Tesbiti Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre işletme giderlerinden sayılan işyeri kirası, hizmet erbabı ücretleri, amortismanlar ve saire gibi işin hacmi ile doğrudan doğruya ilgili bulunmayan sabit masraflar vardır. Böyle bir işletmenin mütehavvil masraflarını teşkil eden işletme giderlerinde (lokantalarda emtia ve malzeme bedeli gibi) işin iyi gitmemesi sebebiyle düşüklük husule geldiğinde, sabit masraflar aynen kalacağından, ortalama kâr hadlerine göre hesaplanacak gayrisâfi kazanç mükellefin gerçek durumuna uymayan sonuçlar verebilir. Bu gibi hallerde mükellefin cari yıldaki mütehavvil masrafları evvelki yıllara ait aynı mahiyetteki masraflariyle mukayese edilmeli ve masraflardaki azalışın işletme durumunun iyiye gitmemesinden ileri geldiğine kanaat getirilmesi halinde, beyan olunan kazançtaki düşüklük kısmen veya tamamen izah edilmiş sayılmalıdır.
- Taşıtlarını tamir, bozulma ve sair sebeplerle çalıştıramıyarak garajlarında muhafaza etmiş olan mükellefler bu durumu usulü dairesinde tevsik eyledikleri takdirde, hasılatlarındaki düşüklük işin icabına göre kısmen veya tamamen izah edilmiş sayılabilir.
- Rekabet dolayısiyle yılın belli bir süresinde normal tarifenin altında taşıma işleri yapanlar, bu hususu isbat ve tevsik kaydiyle, hasılâtlardaki düşüklüğü kısmen veya tamamen izah etmiş sayılabilirler.
Mükellef izahlarının kabule şayan görülmemesi :
Mükelleflerin kazançlarındaki düşüklüğün nedenleri hakkında verdikleri izahlar, yetkili özel komisyonca kabule şayan görülmiyerek reddolunmuş ise, ortalama kâr haddi esasının tatbiki suretiyle bulunmuş olan farkın tamamı; izahat kısmen kabul veya reddedilmiş ise, bu kısma ait fark vergi tarhına esas tutulur.
Özel komisyonun inceleme sonuçlarına göre mükelleflerin ortalama kâr haddi açısından durumlarını ve adlarına vergi tarhı gerekip gerekmiyeceğini belirtmek üzere bir kaç misal aşağıda gösterilmiştir.
Ortalama kâr haddi esasının uygulanmasına ait misaller :
A – Emtia üzerine perakende satış yapılması :
Misâl 1 - A adındaki bir mükellefin perakende olarak manifatura ticareti yaptığını, işletme defteri tuttuğunu, manifaturacılık için bu yerde tespit olunan ortalama kâr nispetinin % 10 olduğunu farzedelim.
Bu şahsın 27/1 numaralı beyanname yaprağında gösterdiği bilgilere göre ticarî durumu şöyledir :
 | Lira |  |  | Lira |
| Hesap dönemi başındaki emtia mevcudunun maliyet değeri | 10.000 |  | Hesap dönemi zarfında elde edilen hasılat | 140.000 |
| Hesap dönemi zarfında satın alınan emtianın maliyet değeri | 13.000 |  |  |  |
| Hesap dönemi zarfında yapılan bilûmum giderler | 9.000 |  | Hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun maliyet değeri | 12.000 |
| Toplam | 149.000 |  | Toplam | 152.000 |
| Fark (Kâr) | 3.000 |  | Fark (Kâr) | - |
| Genel Toplam | 152.000 |  | Genel Toplam | 152.000 |
Maliyet bedelinin hesabı :Lira
| 10.000 | Senebaşı mevcudu |
| 130.000 | Sene içindeki alışlar |
| 140.000 | Toplam |
| 12.000 | Sene sonu mevcudu |
| 128.000 | Satılan malın maliyet bedeli |
Ortalama kâr haddinin uygulanması suretiyle gayrisâfi kazancın tespiti : | 128.000x10 | = 12.800 lira (gayrisâfi kazanç) |
100 |  |
Mükellefin gösterdiği gayrisâfi kazanç : Kâr Genel giderler
3.000 + 9.000 = 12.000 lira (gayrisâfi kazanç)
Ortalama kâr haddine göre hesaplanan gayrisâfi kazanç ile mükellefin beyanına göre hesaplanan gayrisâfi kazanç arasındaki fark :
12.800 - 12.000 = 800 liradır.
800 lira, 1000 liradan aşağı olduğundan mükellef hakkında ortalama kâr haddi yoluyla bir vergi tarh olunmayacaktır.
Misâl 2 - B adındaki bir şahsın bakkallık yaptığını, bu iş için o yerde % 10 ortalama kâr haddi tespit edildiğini düşünelim.
Bu mükellef beyannamesinde, sene içinde satın aldığı mal bedeli olarak 130.000 lira, genel gider olarak 5.000 lira, sâfi kâr olarak da 3.000 lira göstermiştir.
Misâlde, sene başı ve sene sonu mal mevcudu olmadığından maliyet bedeli yıl içinde satın alınan emtia bedeli olan 130.000 liradır.
130.000 lira maliyet bedeline % 10 ortalama kâr haddi uygulanarak, gayrisâfi kazanç bulunur :
130.000 X 10 | = 13.000 lira |
100 |  |
Mükellefin gösterdiği gayrisâfi kazanç :3.000 + 5.000 = 8.000 liradır. Gayrisâfi kazançlar arasındaki fark :
13.000 - 8.000 = 5.000 liradır.
Bu fark 1000 liradan fazla olduğundan mükellef izaha davet olunur. Mükellef, yukarıki kısımlarda izah edilen şekilde düşüklük sebeplerini izah edemediği takdirde fark üzerinden adına ikmâlen ve cezasız vergi tarh olunur.
Mükellef adına yapılacak ikmâl tarhiyatı, ödevlinin beyannamesinde bildirdiği 3.000 lira kârın ortalama kâr haddi yoliyle tesbit olunan 5.000 lira ile toplanmasını ve toplam (8.000) lira üzerinden vergi tarholunmasını, tarholunan vergiden evvelce mükellefin beyanına dayanılarak hesaplanan verginin indirilmesini ve kalanının kendisinden aranmasını ifade eder.
B – Emtia üzerine kısmen perakende ve kısmen toptan satış yapılması :
Misâl - Halıcılık yapan bir şahsın;
Lira
100.000 takvim yılı başındaki emtia mevcudu
300.000 takvim yılı içindeki alışları,
20.000 genel giderleri
350.000 yıl içindeki satışı
100.000 yıl sonu emtia mevcudu
olsun. Bu mükellefin yıl içindeki 350.000 liralık satışlarının 50.000 lirasının perakende, 300.000 liralık kısmının toptan satış olduğunu ve halıcılıkta perakende satışlar için bu yerde tespit olunan ortalama kâr haddinin % 10 olduğunu farzedelim.
Mükellefin özel komisyondaki izahatı sırasında perakende sattığını bildirdiği halıların maliyet bedelinin 48.000 lira olarak açıkladığını ve bunun komisyonca kabul edildiğini farzedelim.
Bu durumda, misaldeki şahsın perakende suretiyle sattığı halılardan elde ettiği gayrisâfi kazanç;
50.000
48.000
2.000 liradır.
Ortalama kâr haddine göre hesaplanacak gayrisâfi kazanç:
| 48.000 X 10 | = 4.800 liradır |
100 |  |
Aradaki 4.800 - 2.000 = 2800 lira fark mükellef adına ikmalen tarhedilecek kazanç kısmını ifade eder. Düşüklük sebebi izah edildiği takdirde böyle bir verginin aranmayacağı tabiidir. Misâl - 3 İmalât işi ile uğraşan bir mükellefin durumu şöyledir :
(Bu zümreye giren mükelleflerde satılan malın maliyet bedeli Vergi Usul Kanununun 275 inci maddesine göre tespit olunur. Aşağıdaki misâl bu madde hükmü de gözönünde bulundurulmak suretiyle tertip edilmiştir.
Satılan malların maliyet bedelinin hesaplanması
| Mamûl devri | 15.000 |
| İptidaî madde devri | 18.000 |
| İptidaî madde alışı | 120.000 |
| Ücretler | 50.000 |
| İşletme giderleri | 30.000 |
| Toplam | 233.000 |
Ertesi yıla mamûl devri 21.000
Satılan malın maliyeti 212.000
Bu maddeye ait imalâtçı ortalama kâr haddi nispetinin % 13 olduğu kabul edilirse, bu nispetin satılan malın maliyetine uygulanması halinde, ortalama gayrisâfi kazanç, (212.000 X 0,13 = 27.560) olarak belirmektedir.
Mükellefin bildirdiği gayrisâfi kazanç miktarı ise, 23.000 liradan ibaret bulunmaktadır.
| Sâfi kâr | 16.000 |
| Genel gider | 7.000 |
 | 23.000 |
Bu duruma göre, mükellefin bildirdiği gayrisâfi kazanç, ortalama kâr haddinin perakende satışlarına uygulanması sonunda bulunan gayrisâfi kazanca nazaran, (27.560 - 23.000 = 4.560) lira düşüklük göstermektedir. Tabiatiyle Vergi Dairesi, mükellefi, bu düşüklüğün sebebini izaha davet edecektir.
Farzedelimki mükellef, defterlerinde ücret olarak gösterdiği 50.000 liradan ayda 300 lira, yılda 3.600 lira genel giderler arasında yer alması gereken muhasiplik ücretini yanlışlıkla ücretlere dahil ettiğini bildirir ve ispat ederse, gayrisâfi kazancındaki düşüklüğü ispat etmiş sayılır ve hakkında herhangi bir tarhiyat yapılmaz.
Bu durumda sözü edilen 3600 lira genel gider olup dolayısiyle beyan olunan gayrisâfi kazanca gireceğinden satılan malın maliyeti 209.400 ve buna ortalama kâr nispeti uygulanmasiyle bulunan gayrisâfi kazanç 27.222 lira, mükellefin beyan ettiği gayrisâfi kazanç ise 26.600 lira olacaktır.
Ortalama kâr haddi uygulanmasiyle bulunan 27.222 lira gayrisâfi kazançla, mükellefin bildirdiği gayrisâfi kazanç 26.600 lira arasındaki fark bin liranın altında bulunduğundan, mükellefe bu esasa göre herhangi bir muamele yapılmıyacağı tabiidir.
C – İstirahat ve eğlence yeri işletilmesi :
Misal : N. adındaki bir şahıs içkili gazino işletmektedir. Beyanına göre 1963 yılındaki işletme ve gider genel giderleri toplamı 174.800 lira; hasılât toplamı 189.450 lira ve müessesesinin safi kârı 189450-174800=14650 liradır. Bu iş nev'i için tesbit olunan ortalama kâr haddi % 30 farzedilmiştir.
Mükellefin beyannamesinde işletme giderlerini tefrik etmemiş olduğunu düşünelim. Bu gibi hallerde toplam giderin % 10 nun işletme giderleri dışında kalan giderler, kalanının işletme gideri olarak nazara alınması 66 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile uygun görülmüş olduğundan, misaldeki işletme ve genel giderlerin bu esasa göre ayrılması lâzımdır.
| Genel giderler : | 174.800 X 10 | = 17.480 liradır. |
 | 100 |  |
İşletme giderleri | 174.800 X 90 | = 157.320 liradır, |
100 |  |
Mükellefin gösterdiği gayrisâfi kazanç : Kâr Genel giderler Gayrisâfi kazanç
14.650 + 17.480 = 32.130 liradır.
Ortalama kâr haddine göre gayrisâfi kazanç :
| 157.320 X 30 | = 47.196 liradır. |
100 |  |
İki kazanç arasında, 47.196-32130=15.066 lira fark 1000 liradan fazla olduğu için mükellefin izaha davet edilmesi lâzım gelir. Fazlalık izah edilmediği takdirde 15.066 lira üzerinden ikmalen ve cezasız vergi tarh olunur. D – Taşıma işleriyle uğraşılması :
Misal : Şehirlerarası taşıma işleriyle uğraşan bir şahsın, yıl içindeki genel giderleri (kırtasiye, matbua, posta, ilân, reklâm giderleri ile vergi, resim, harçlar ve saire gibi) 5.000 lira, işletme giderleri (vasıtanın yakıt yağ, tamir, bakım giderleriyle amortismanları, şöför, şöför muavini, hostes . ... .. ücretleri, motorlu kara taşıtlar vergisi, trafik sigortası ve nakil vasıtasına ait diğer sigorta primleri, yazıhane, servis istasyonu, garaj, terminal binalarına ait kira, amortisman, sigorta ve saire gibi masraflar... ..) 65.000 lira olarak tesbit olunmuştur. Yıl içinde elde olunan hasılât 72.000 lira, safi kâr 2.000 lira; o yer için takdir olunan ortalama kâr haddi nispeti % 20 farz edilmiştir.
Mükellefin beyannamesinde gösterdiği gayrisâfi kazanç :
Kâr Genel giderler Kazanç
2.000 + 5.000 = 7.000 liradır.
Ortalama kâr haddine göre hesaplanan gayrisâfi kazanç :
| 65.000 X 20 | = 13.000 liradır. |
100 |  |
Mükellefin gösterdiği gayrisafi kazanç ile ortalama kâr haddi esasına göre bulunan gayrisafi kazanç arasındaki fark : 13.000 - 7.000 = 6.000 liradır. 6.000 lira üzerinden mükellef adına ikmalen ve cezasız vergi tarhı gerekir. Şu kadarki mükellef, hasılâtındaki düşüklüğü izah etmiş olursa kendisinden böyle bir verginin aranmasına lüzum yoktur.
Ortalama kâr haddi esasının ve buna ait olarak bundan evvelki tebliğlerle bu tebliğde yapılmış olan açıklamaların müessesenin tatbikatiyle doğrudan doğruya ilgili memur ve mükelleflere ve mükelleflerin bağlı oldukları teşekküllere, her türlü imkân ve vasıtalardan faydalanılarak, izah edilmesi, bilgisizlikleri veya kanunlara vakıflarının yetersizliği sebepleriyle istenilen bilgileri gerektiği şekilde vermeyen mükelleflere ne yolda izahta bulunabileceklerinin anlatılması, haklarında ikmalen tarhiyat yapılmış olanların bu vergilere karşı İtiraz Komisyonundan önce uzlaşma komisyonlarına başvurabileceklerinin ve bu komisyonların gerektiğinde vergi miktarını indirmeye yetkili bulunduklarının hatırlatılması, uzlaşmanın mümkün olmaması halinde İtiraz Komisyonuna müracaat edilebileceğinin ve bu komisyondan karar çıkıncaya kadar tahsilât yapılmıyacağının, İtiraz Komisyonu kararlarına karşı Temyiz ve Danıştay yollarının açık olduğunun duyurulması icap eder.
Gereğinin bu esaslara göre ifasını rica ederim.
(*) Güncelliği kalmamıştır.