www.egemder.org
Bu yazı 109 defa okundu.
EGEMDER Aktif Mevzuat

<<< Geri  

063 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği

Untitled Document
63 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ(*)
Resmi Gazete No
Resmi Gazete Tarihi17/07/1964
Kapsam
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun bazı madde ve fıkralarının değiştirilmesini ve bu kanuna bazı hükümler eklenmesini öngören 26/6/1964 günlü ve 484 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, 193 sayılı Kanunun 202 sayılı Kanunla değişik, 111 inci maddesi yeniden değiştirilmiş bulunmaktadır.

Hükümet tasarısına ait gerekçede, vergi güvenliğini sağlamak amaciyle Gelir Vergisi Kanunumuzda yer almış olan ortalama kâr haddi müessesesinin kendisinden beklenilen fonksiyonu tam olarak yerine getirebilmesi için yapıldığı belirtilen değişikliklerin mahiyeti aşağıda açıklanmıştır.

1. Ortalama kâr haddi esasının bilümum perakende satışlara teşmili:

Ortalama kâr haddi esası, taşıma işleri ile uğraşanlara, eğlence ve istirahat yeri işletenlere ve perakende emtia ticaretiyle iştigal edenlere uygulanmaktadır. Ancak 111 inci maddenin bu kanunla değiştirilmezden evvelki hükmüne göre, emtia, üzerine iş yapan tüccar ve imalâtcılardan yıllık satışlarının % 50 den fazlası perakende olanlar hakkında bu müessese uygulanabilmekte idi.

Yeni hükümde, ne nisbette olursa olsun perakende satışı bulunan tüccar ve imalâtcıların bu perakende satışları hakkında ortalama kâr haddi esasının uygulanması kabul edilmiştir.

Bu durumda, satın aldığı veya imal ettiği emtiayı perakende olarak satanlarla, kısmen perakende kısmen de toptan satışta bulunanların cümlesinin perakende satışlarından doğan kazançların gerçeğe uygunluk derecesi ortalama kâr haddi esasına göre kontrol ve murakabe edilecek, bu kabil satışlarından doğan kazançlarını, ortalama kâr haddi esasına göre hesaplanacak kazanca nisbetle düşük gösterdikleri tesbit edilenler adına ikmalen vergi tarh olunabilecektir.

Perakende satıştan maksadın ne olduğu hakkındaki maddenin son fıkrası hükmü aynen muhafaza edilmektedir.

Bu fıkra hükmüne göre, bir emtia satışının toptan mı yoksa perakende satış mı olduğu, bu emtiayı satın alanın -müşterinin- durumuna göre tâyin edilecektir. Müşteri satın aldığı madde ve malzemeyi aynen veya işledikten sonra bir başkasına satmakta ise ilk satış perakende satış sayılmayacak, toptan satış addolunacaktır. Müşteri satın aldığı madde ve malzemeyi başkasına satmayıp da, işinde, işletmesinde veya şahsî ve ailevî ihtiyaçlarında kullanmakta ise ilk satış perakende satıştır.

2. Düşüklük sebeplerinin önceden inceleme ile meydana çıkarılması şart değildir :

111 inci maddenin bu kanunla değiştirilmesinden evvel, ortalama kâr haddi esasına göre bir mükellef hakkında ikmalen vergi tarhı yoluna gidilebilmek için önceden mükellef nezdinde bir vergi incelemesinin yapılması ve düşüklük sebeplerinin bu incelemede araştırılması şarttır. Eğer düşüklük sebepleri inceleme sonunda meydana çıkarsa bu yola gidilmesine mahal yoktur.

Ortalama kâr hadleri, başlangıçta mükelleflerin malûmudur. Bu hadlere göre beyan edilmesi lâzım gelen kazanç miktarının hesap usulüde kanunda açıklanmıştır. Bu durumda, mükellefler önceden ortalama kâr haddi esasına göre ne miktarda kazanç beyan etmeleri gerektiğini bilmektedirler. Buna rağmen, mezkür kazanç miktarından az bir miktarı beyannamelerinde göstermiş iseler bunun kendilerince malûm sebebe istinad etmesi lâzım gelir.

Mükelleflerin malûmu bulunan düşüklük sebeplerinin, idare tarafından vergi incelemeleri ile tesbiti cihetine gidilmesi ve bunun ortalama kâr haddi esasına göre tarhiyat yapılmasının ön şartı olarak nazara alınması müesseseyi işlemez hale getirdiği müşahade olunarak, bu şart madde metninden çıkarılmış bu hususu gerektiğinde lüzumlu belgeleri de ibraz ederek mükelleflerin izah etmeleri kâfi görülmüştür.

3. Düşüklük sebepleri hakkında mükelleflerden izahat talebinde bulunulması :

Ortalama kâr haddi esasına göre vergi tarhı cihetine gidilmezden evvel mükelleften düşüklük sebepleri hakkında izahat alınacaktır.

Evvelcede buna benzer bir hüküm madde metninde mevcuttu. Ancak yeni madde metninde izahatın ne kadar zaman içinde ve ne suretle alınacağı hakkında açıklamalarda bulunulmuş ve sözü edilen izahatın bir kurul tarafından incelenmesi esası kabul edilmiştir.

Yeni hükme göre, mükellefler, beyan ettikleri kazançların ortalama kâr haddi esasına göre hesaplanacak kazanca nazaran düşüklüğü sebeplerini beyannameleri ile birlikte ve yazılı olarak izah edebileceklerdir. Bu suretle izahatta bulunmayanlar, beyannamelerini verdikleri tarihten itibaren altı ay zarfında izaha davet olunurlar. İzahatta bulunmak üzere kendilerine en az 15 günlük bir süre tâyin olunur. Tâyin olunan bu süre içinde gerekli izahatı vermeyenler, düşüklük sebeplerini izah edememiş sayılırlar.

Mükellefler izahlarını teyid ve tevsik için lüzumlu gördükleri vesikaları da ibraz edebilirler.

Mükellef izahatı, vergi dairesi bulunan yerlerde vergi dairesi müdürü, vergi dairesi olmayan yerlerde mahallin en büyük mal memuru, bunların mazeretleri halinde tevkil edecekleri zatın başkanlığında, vergi dairesinin ilgili memuru ile, mahallî ticaret odalarınca, olmayan yerlerde belediyelerce üç yıl için seçilmiş bir üyeden kurulu bir kurul tarafından incelenir.

Kurulun yaptığı inceleme sonunda, mükellefin izahları yerinde görülürse ortalama kâr haddi esasına göre ikmalen bir vergi tarhı cihetine gidilmez. Mükellefin izahları kısmen veya tamamen yerinde görülmediği takdirde bu cihet tesbit olunarak gerekli tarhiyat yapılmak üzere keyfiyet vergi dairesine duyurulur.

4. Ortalama kâr haddi esasına göre tesbit olunan kazanç farkının 1000 liranın üstünde olması :

Ortalama kâr haddi esasına göre ikmalen vergi tarh edebilmek için bu esasa göre bulunan kazanç miktarı ile mükellefin beyannamesinde bildirdiği kazanç miktarı arasındaki farkın 1000 liranın üstünde olması şarttır.

Bu durumda, vergi dairelerinin evvelemirde mükelleflerin beyannamelerinde gösterdikleri kazanç ile ortalama kâr haddi esasına göre hesapladıkları kazanç miktarını karşılaştırmaları, hazine aleyhine farkın 1000 liranın üstünde olduğunu tesbit ettikten sonra mükellefin yazılı izahatının ve ibraz ettiği vesikaların incelenmek üzere alâkalı kurula gönderilmesi iktiza eder. Tesbit olunan kazanç farkının 1000 liranın altında olması halinde ikmal tarhiyatı bahis konusu olmadığından mükelleften izahat talebinde bulunulmasına veya işin yetkili kurula sevkine tabiatiyle lüzum ve mahal yoktur.

5. Mükellef izahatını inceleyen kurulun ulaştığı neticeye göre taayyün eden matrah farkı üzerinden Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre gerekli gelir vergisi ikmalen tarh olunarak mükellefe tebliğ olunur.

Bu suretle hesaplanan vergiye herhangi bir ceza uygulanmaz.

6. Ortalama kâr haddi esasına göre gayrisâfi kazancın tesbit usulü ile işletme giderlerinin tesbiti bakımından Bakanlığımıza tanınmış olan yetkiye ait hükümlerde bir değişiklik yapılmadığından cari tatbikat dairesinde muamele yapılmaya devam edilecektir.

7. Ortalama kâr haddi esasının uygulanması bakımından mükellef beyanlarının ne suretle elemeye tabi tutulacağı, mükelleflerin izaha davet ve izahatın incelenmesi bakımından uygulanacak esaslar ve 1964 yılında bu müessesenin işleyiş tarzı ayrı bir genelge konusu yapılmıştır. Bu tebliğ hükümlerinin de gözönünde bulundurulması lâzım gelir.

Bilgi edinilmesini ve gereğinin yukarıki açıklamalar dahilinde yerine getirilmesini rica ederim.

(*) Güncelliği kalmamıştır.


www.egemder.org

<<< Geri